7 Mehmet'in Hastalığı ve Öğretiler
"Biz babamla aynı hayatları yaşamışız."
Bu sözle ne anlatmak istediğimi birazdan anlayacaksınız. Ama önce dedemin hikâyesi...1970’lerin ortaları... Babam ortaokuldayken, dedem verem olmuş ve tedavisi için İstanbul’da, Heybeliada Sanatoryumu'na yatmış. Sonrasında da belli bir süre, yılda beş-altı defa gidip gelmeye devam etmiş. Orada hem bakım görüyormuş hem de dediğine göre İstanbul’un ada havası ona iyi geliyormuş. Bu sırada dükkânda işler, henüz 20’li yaşlarının başında olan babama kalmış ve babam bu yükün altında ezilmeye başlamış. Dedem bu durumu fark edince babama yardım etmesi için –eli uzun ve çevresi geniş olduğundan– restorana İstanbul, İzmir, Bursa ve Bolu’dan sürekli ustalar göndermiş. Böylelikle dedemin hastalık dönemi bir şekilde babamın aşçılık eğitimine dönüşmüş. Deneyimli ve farklı ustalarla, zanaatkârla çalışması sayesinde babam, hepsinin iyi yönlerini gözlemlemiş ve tekniklerini uygulamaya başlamış. Bu sayede dedemin hastalık sürecindeki farklı ustalardan aldığı eğitimin, babamın dedemi geçmesindeki en büyük etken olduğunu düşünürüz. Sonrasında dedem zamanla iyileşip Antalya’da dükkânın başına geri dönmüş, vefatına kadar da babamla birlikte mutfakta olmaya devam etti.