Dededen Kalan Kaşık

Mehmet’in hem dedesinden hem de babasından yadigâr olan, şimdilerde korunaklı bir yerde sakladığı, kullanılmaktan yarısı erimiş bir tahta kaşık var. Mutfak kültürüne verdiği değer kadar geleneklere de özen gösteren “dede” 7 Mehmet’in, Hakkı Bey ile olan diyaloğunu “torun” Mehmet anlatıyor: “Dedemin Yayla Palas zamanında satın aldığı ve yemek yaparken kullandığı büyük bir tahta kaşığımız var. Babam, gençlik yıllarında dedemin yanında mutfakta çalışırken bu kaşığı kullanmayı hiç sevmezmiş. Eski bulurmuş. Uzun süreler kullanılmasından ötürü renginin kararmasından ve dedemin yemekleri karıştırırken tencerelerin kenarlarına sürtmesinden dolayı bir yanının aşınmış olmasından şikâyetçiymiş. Bir gün dedeme bu kaşığın yarısının
yanık, sapının kırık olduğunu vurgulayarak ‘At bu kaşığı’ dediğinde dedem ‘Oğlum biz bu kaşık sayesinde çok ekmek yedik, nasıl kıyıp da atarım!’ diye cevap vermiş. Şimdilerde o kaşığı korunaklı bir yerde tutuyorum. Baktıkça geçmişimizi ve geleneklerimizi görüyorum.”