İsmin Serüveni: Neden 7 Mehmet?
İlk defa duyan pek çok kişinin aklında aynı soru oluşuyor. 7 Mehmet’in yedisi nereden geliyor?” 7 ile Mehmet’i hangi yazgı bir araya getirmiş de restoranın adı bu olmuş? Torun Mehmet Akdağ, 1916 doğumlu dedesinin neden bu ismi kullandığını şöyle anlatıyor: “Dedem 7 yaşındayken, babası İsmail Hakkı Çavuş'un vefatıyla yetim kalmış. Annesi de onu, henüz ilkokul birinci sınıftayken okuldan alıp meslek sahibi olsun diye, zamanında Mustafa Kemal Atatürk’ün de aşçılarından biri olarak görev yapmış olan Hacı Hasan’ın yanına vermiş. Hacı Hasan o dönemde Antalya’da bir lokanta işletiyormuş. Bu arada 1920’lerde Antalya’da halk arasında otomobil, motosiklet ya da bisiklet kullanımı henüz yaygınlaşmadığından, bir yerden başka bir yere genelde at ya da eşek sırtında veya yürüyerek gidilirmiş. Dedem, geçmiş zamanlarda bir gün bir yere giderken eşekten düşmüş. Bu sırada eşek dedemi tepmiş, sonrasında dedemin alnının biraz üzerinde v harfine benzeyen bir yara oluşmuş; v harfi, şekli itibariyle Osmanlı Türkçesinde yedi rakamının (٧) yazılışına çok benzer. Hacı Hasan’a geri dönelim... Kendisi çok titiz, işinde oldukça dikkatli bir adammış. Bir gün restoranında müşteriye servis edilecek yemeklerden birinin içinde saç teline rastlayınca çalışanlara çok sinirlenmiş. Herkese bir ders vermek için tüm personelin saçlarını usturayla kazıttırmış. ‘Bir daha olmasın’ nutkunu çekerken, kafası kazındığında yarası ortaya çıkan dedeme ‘Alnındaki yara izinin ne anlama geldiğini biliyor musun? Bu yara izi yedi rakamına çok benziyor, e sen 7 Mehmet’mişsin ya!’ demiş.” İşte bu alın yazısı hikâyesi de böyle başlamış...